Ülkemiz; özellikle İstanbul,çağdaş
sanat ortamında çok önemli bir noktadadır.Verilerin sürekli güncellenmesi,her
tarihin,her hareketin not edilmesi gerekmektedir.Asıl problem notların
ekonomistler tarafından mı yoksa sanat tarihçileri tarafından mı tutulması
gerektiğidir.Bu günün sanatında rakamlar ve sanatın yatırım boyutu o kadar ön
plandaki işte bu noktada bu soru aklımıza gelmektedir.
Kültür endüstrisindeki
gelişim ve üretim potansiyeli dünya çapında dikkatleri üzerine çekmektedir. Özellikle
2008 yılında tüm dünya genelinde yaşanan ekonomik kriz sanat simsarlarını
farklı arayışlara itmiştir çünkü yeniyi, farklıyı keşfetmek ve sunmak
koleksiyonerleri mutlu etmek istiyorlardı. Amerika’nın önde gelen sanat
eleştirmeni Jerry Saltz bir yazısında ‘’Bazı şeyleri başkaları beğendiği için
mi beğeniriz? Piyasa, sanatı görme biçimimizi nasıl etkiler? Piyasa, sanatçıları
daha iyi eserler vermeye yönelten rekabetçi bir atmosfer mi yaratır?’’
cümleleriyle paranın sanat dünyasındaki aktif rolünü sorgulamıştır.
Çağdaş sanatta para her şeyi
çetrefilleştirmekedirler ve her zaman gözlemciyi etkilemektedir.Dolayısıyla
Contamporary,bir ülkenin sanat piyasasını belirleyen meşrulaşmış kurumlar
olduğu söylenebilir.Beraberinde satış yapan sanat galerilerinin de böylesi bir
meşruluğa sahip olduğu ihmal edilebilir.Gerek Contamporary’de gerek galerilerde
gerekse müzayedelerde bir sanatçının çalışmasının 2.7 milyon liraya
satılmasında kutlanan nedir?Alıcının zenginliği mi?Egonun zaferi mi?Estetik
beğenisi mi?Venedik bianelinin yöneticiliğini yapan Robert Storr’a göre
‘’Müzenin ya da bağışçının ödediği para ne kadar çok vurgulanırsa zihinler
fiyat etiketleriyle meşgul olacağından,insanların sanat eserine gerçekten bakma
ihtimali o kadar azalır.’’Artık oturmuş bir çizgiye sahip olan Contamporary
İstanbul tamamen özel sektör tarafından desteklenen çağdaş sanat
organizasyonlarına sahiplik yapmaktadır.Toplamda 50 milyon TL değerinde eser
sergilenirken satış oranı %83 olmuştur.Kısa zamanda el değiştiren binlerce TL
yüzlerce eser,sayısız sanatçı tıpkı borsada olduğu gibi iniş çıkışlar sanat kurumlarını
meşrulaştırmamış mıdır?
Gülderen Cebeci